Televizyonu bir açıyoruz, her yer Kayı boyu, her yer pusat sesi. Ama durup bakınca insan sormadan edemiyor: Bizim dedelerimiz gerçekten böyle miydi? Adı “Kuruluş” ama zihniyeti sanki 17. yüzyılın o boğucu saray koridorlarından devşirme. En çok da şu “Hatunun toyda ne işi var?” meselesi adamı dellendiriyor. Kusura bakmayın ama bu yaptığınız tarih değil, düpedüz töre tahrifatı!
Töre Dediğin Reytinge Kurban Edilir mi?
Mesele sadece Osmanlı’yı sevmekse, en çok biz seviyoruz. Ama Osmanlı’yı yücelteceğiz diye koskoca Oğuz töresini Arap veya Bizans hurafelerine yamamak Türkmen ruhuna yakışmaz. Oğuz’un kadını, öyle otağın köşesinde oturup entrika çeviren, gününü birbirinin kuyusunu kazarak geçiren bir figür değildir. O kadın; at binen, ok atan, toyda Bey’in soluna oturan “Ana”dır.
Eski Türklerde bir buyruk çıkacağı vakit “Hakan ve Hatun buyuruyor ki…” diye başlamazsa o mühür basılmaz, o emir dinlenmezdi. Dünyanın ilk kadın teşkilatı olan Bacıyan-ı Rum bu topraklarda kılıç kuşanıp vatan savunurken, bugün kalkıp ekranda kadının sesini kısmaya çalışmak hangi aklın ürünüdür?
Alp mı İzliyoruz, Hollywood Şövalyesi mi?
Bir de şu “kul-köle” meselesi var. Dizideki Alplara bakıyorsun, hepsi birer robot gibi. Sadece bağırıyorlar ve Bey ne derse robot gibi “Eyvallah” diyorlar. Oysa 13. yüzyılın Söğüt’ü bir demokrasi meydanıydı. Osman Bey, “Eşitler arasında birinci”ydi. Alplarıyla aynı tabağa kaşık sallar, onlarla dertleşirdi.
Dizide gördüğümüz o aşırı protokol, o herkesin önünde eğilip büküldüğü yapı, devlet imparatorluk olup bürokrasiye boğulduktan sonra geldi. 1290’ların tozlu uç beyliğinde Osman Gazi bir uç beyiydi; önüne gelene diz çöktüren bir Bizans tekfuru değil!
Bu Bir Tarih mi, Yoksa Masal mı?
Tamam, dizi çekiyorsunuz, kurgu yapacaksınız, eyvallah. Ama kurgu yaparken bu milletin genetiğiyle, töresiyle oynamayın. Türk tarihini anlatırken kadını aşağıya çekmek, töreyi erkek egemen bir bağnazlık gibi göstermek kimseyi büyütmez. Aksine, Türk medeniyetinin o hür ve dik duruşuna gölge düşürür.
Kayı boyu eğer o ekranda anlatıldığı gibiyse, o toyda Hatun da sözünü sakınmaz, Alp de fikrini söyler. Çünkü biz devletimizi saray dedikodularıyla değil, hür kurultayların ferasetiyle kurduk.







