TARİHTE BUGÜN
haberotagi.com.tr
DÜNYA İKİYE AYRILIR; TÜRK DÜNYASI VE DİĞERLERİ
ÇEVRİMİÇİ
...
BUGÜN GELEN
...
OTAĞ NÜFUSU
...
TURAN BİLGİ HATTI
Veriler yükleniyor...

Bu Bir Adalet Değil, Delalet Çağrısıdır! Varacağı Tek Sonuç İHANETTİR!

Hayırdır, neyin pazarlığı yapılıyor? Kimin “umudundan” bahsediliyor? Bu milletin hafızasıyla dalga mı geçiyorsunuz? O 50 bin rakamı sadece soğuk bir istatistik değil; o rakamın içinde 22 yaşında kurşuna dizilen Aybüke öğretmen, beşikteki bedenine mermi değen bebekler, pusuya düşürülen kınalı kuzular ve tarlasında katledilen köylüler var.

Siz kalkmış, eli kanlı bir katilin adıyla “umut” kelimesini yan yana getiriyorsunuz. Türk Milleti’nin vicdanında bunun adı adalet değil, düpedüz delalettir! Üstelik bu tiyatro sadece “umut” masallarıyla da bitmiyor. Bakıyoruz; iktidarıyla muhalefetiyle bir yarışa girmişsiniz. Eli kanlı teröristlerin sözde siyasal uzantılarını, o kravatlı ihanet odaklarını “demokrasi” diyerek, “uzlaşı” diyerek baş tacı ediyorsunuz.

Sanki bu milletin bin yıllık kardeşliğini; kendini Ulu Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tanımladığı gibi “Türk Milleti” ve “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı” olmaktan gocunmayan o asil Kürt evlatlarının hukukunu korumak bu kravatlı teröristlere kalmış gibi, bir yalanı alayıp pullayıp milletin önüne koyuyorsunuz.

Siz kimin meclisine, kimin yerel yönetimine kimi entegre etmeye çalışıyorsunuz?

Terörün gölgesinde siyaset yapanları, sırtını dağa yaslayıp yüzünü millete dönenleri “meşru” kılma çabanız, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktan başka bir işe yaramaz. Bu yapılan; adaleti tesis etmek değil, topyekûn bir ihanet yarışında bayrak taşımaktır. Birileri koltuk hesabı, diğeri oy kaygısı derken; olan yine bu vatanın tertemiz evlatlarına, sönen ocaklarına oluyor.

Kimin hakkını kime veriyorsunuz? Yuvaları mezara çevirenlerin, o katillerle aynı sofraya oturanların hakkı mı olur? Sınıfında çocuklara alfabe öğretirken katledilen o öğretmenlerin çalınan geleceğini, hangi siyasi pazarlıkla geri vereceksiniz? Sokak ortasında, çarşıda, evinde bu terör örgütünün ve onun kravatlı şubelerinin zulmüne uğramış on binlerce canın hakkı, “siyasal süreç” diye geçiştirilemez.

Türk Milleti için mesele bellidir: Binlerce masumun kanını dökenlerin de, onlara meclis koridorlarında alan açanların da yeri aynı vicdan terazisidir. O terazide; bebeğin, askerin, öğretmenin kanı dururken, katile ve onun işbirlikçisine düşecek tek pay hak ettiği kellesidir.

Ötesi sadece bir yanılgı değil, tarihe karşı işlenmiş bir suçtur. Biz ne o bebekleri unuturuz, ne o öğretmenleri, ne de bu ihanet yarışına su taşıyanları. Sizin “umut” dediğiniz şey, Türk Milleti için bir ihanet senaryosundan başka bir şey değildir.

Paylaş

Alakalı

Bu Sessizlik Kimin İkbali İçin Mansur Başkan?

Şu siyaset pazarında milliyetçiliği tezgah altı malı gibi kullananları, İslamcı yapılarla ittifak hayali kuranları gördükçe insanın asabı bozuluyor. Bak açık söylüyorum: BBP’ydi, MYP’ydi, Anahtar’dı… Bu milliyetçiliği kendinden menkul yapılarla kol…

Paylaş

AÇIK KAPI, KAPALI VİCDAN: Balkan Türk’ü fazlalıktı, Uygur Türk’ü tehlikeli, Irak ve Suriye Türkmen’i yük!

Türkiye’nin göç hafızasında öyle lekeler var ki bugünkü “açık kapı” politikasının yanına koyduğunda insanın kanı donuyor. Mesele sadece sığınmacı meselesi değil; mesele, bu devletin kapısının kime “Ensar” kime “fazlalık” olduğunu…

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir