Ozan Arif, rüzgara göre dönen fırıldaklardan değildi. Adamın sazı da sözü de birdi; yeri geldi mi kendi mahallesine bile “yanlış yapıyorsun” diyerek en sertinden ayarı verirdi. Kimsenin cebine, koltuğuna bakıp türkü yakmadı; kimsenin önünde el pençe divan durmadı. Kimseye eyvallah etmeyen o dik duruşu, bugün bile “milliyetçiyim” diye gezen bin tanesine ders olur.
“Gelen ağam giden paşam diyemedim, kusura bakma!” demişti ya, işte mevzu tam da bu. Satılmadı, eğilmedi, rüzgara göre yön değiştirmedi. Türk’ün gür sesi bugün de yarın da bizlerle, o eğilmeyen başı bizlere miras kaldı.
“Namertlere boyun eğmek bize ar gelir, dünya dursa bu meydanlar bize dar gelir!”
Tini esen, durağı uçmağ olsun.







