Sur’da Sembol Operasyonu: Kadim Türk Kentinde Kimlik Tasfiyesi Tartışması

Sur’da Sembol Operasyonu: Kadim Türk Kentinde Kimlik Tasfiyesi Tartışması

Diyarbakır’ın merkez ilçesi Sur’da belediye yönetiminin logoyu değiştirme kararı, basit bir grafik tercihinin ötesinde bir “kimlik mücadelesi” olarak gündemde. Bin yılı aşkın süredir bir Türk şehri olan ve pek çok Türk devletine başkentlik yapan Diyarbakır’da, mevcut yönetimin ideolojik çizgisiyle birleşen bu logo değişimi, kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.

Sur Belediye Meclisi’nin aldığı karar, kadim Türk kenti Diyarbakır’ın tarihsel dokusuna ve milli kimliğine mesafeli bir tutum sergilendiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Belediye yönetiminin bağlı olduğu siyasi geleneğin geçmişteki beyanları, bu değişikliğin stratejik bir “hafıza silme” girişimi olabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

Bin Yıllık Türk Başkentinde Hafıza Silme Girişimi

Diyarbakır, bin yılı aşkın bir süredir kesintisiz bir Türk yurdudur. Bölgede kurulan büyük Türk devletlerine ve Türkmen beyliklerine başkentlik yapmış, milli devlet aklının kadim merkezlerinden biri olmuştur.

  • Tarihsel Sahiplik: Diyarbakır, Türk kültürünün ve siyasi varlığının bin yıldır harmanlandığı, Türkmen boylarının vatan tuttuğu en köklü şehirlerimizden biridir.
  • Sembolik Mesafe: Belediyenin yeni logosunda şehrin bin yıllık Türk tarihini ve devlet geleneğini hatırlatan hiçbir figüre yer verilmemesi, “şehir aidiyetinden kopuş” olarak yorumlanıyor.

İdeolojik Çizgi ve “Özyönetim” Söylemleri

Logo değişikliğini tartışmalı hale getiren asıl unsur, belediye yönetiminin temsil ettiği siyasi ekolün devletin üniter yapısıyla çelişen geçmişteki söylemleridir. Özellikle bölücü örgütle organik bağı tespit edilen yapıların yayınladığı “yerel yönetim deklarasyonları” ve bu çizgideki siyasetçilerin sıklıkla dile getirdiği “Demokratik Özyönetim” vurguları, bu tür idari değişikliklerin arka planındaki asıl niyeti deşifre etmektedir.

Siyasi literatürde ve bazı mahkeme kayıtlarında bu çizginin temel yaklaşımı şu şekilde ifade edilmektedir:

“Yerel yönetimler, merkezin ‘tekçi’ yapısına karşı kendi sistemimizi inşa edeceğimiz alanlardır.”

Bu yaklaşım, belediye imkanlarını hizmet üretmekten ziyade, devletin egemenlik sembollerini (logo, tabela, bayrak kullanımı vb.) kademeli olarak değiştirmek ve şehrin kadim Türk kimliğini perdelemek için bir araç olarak kullanmaktadır.

Sonuç: Hizmet mi, Sembol Savaşı mı?

Halkın vergileriyle hizmet üretmesi gereken Sur Belediyesi’nin, şehrin gerçek sorunları yerine bin yıllık kimliğiyle “semboller üzerinden savaşması” milli kamuoyunda yakından takip edilmektedir. Diyarbakır, ideolojik zorlamaların değil, bin yıllık Türk tarihinin sarsılmaz ve ayrılmaz bir parçasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir