TARİHTE BUGÜN
haberotagi.com.tr
DÜNYA İKİYE AYRILIR; TÜRK DÜNYASI VE DİĞERLERİ
ÇEVRİMİÇİ
...
BUGÜN GELEN
...
OTAĞ NÜFUSU
...
TURAN BİLGİ HATTI
Veriler yükleniyor...

Cumhuriyet Düşmanına Bakanlık: Başbuğ Atatürk’ten İntikam mı Alıyorsunuz?

Bazen bir atama, sadece bir personelin yer değiştirmesi değildir; bazen bir atama, koca bir rejimin kimyasının bozulmasıdır. Bugün Türkiye’de öyle bir garabet yaşanıyor ki, akıl alır gibi değil. Adam çıkmış, Cumhuriyet’in kuruluşunu “rejim tasfiyesi” olarak görüyor. Yani bu devletin kurucu iradesini, birilerini haksız yere temizleyen bir mekanizma gibi tarif ediyor. İşin acısı ne biliyor musunuz? Bu kafadaki bir şahıs, bugün o “tasfiye rejimi” dediği Cumhuriyet’in sınırlarını, asayişini ve huzurunu korumakla görevli bakanlık koltuğuna oturuyor.

Şimdi sormak lazım: Sen bu Cumhuriyet’i bir “tasfiye rejimi” olarak görüyorsan, o rejimin sana verdiği yetkiyi, o rejimin imkânlarını hangi yüzle kullanıyorsun? Kurucu kimliğe, Milli Mücadele’nin mahkemesine “infaz kurulu” diyen bir zihniyetin, o rejimin en kilit koltuğuna getirilmesi, aslında Türk milletine verilen bir mesajdır. Bu mesaj; “Biz sizin kurduğunuz o Cumhuriyet’le, o Başbuğ’un attığı her adımlarla hesaplaşıyoruz” demektir.

Bu durum, İskilipli gibi zerzevatları anma meselesini çoktan aşmıştır. Bu, doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimiyle bir intikam kavgasıdır. Atatürk’ün kellesini aldığı ihanet şebekelerini “mazlum” ve “haklı” gören birinin, bugün devletin tepesinde söz sahibi olması; Milli Mücadele kahramanlarının kemiklerini sızlatmak, o günkü işgalci zihniyete iade-i itibar yapmaktır.

Bir yanda vatanın birliği için kelle alan bir irade, diğer yanda o ihanete ağlayanların bakanlık yaptığı bir tablo… Kimse bize “bu normal bir atama” masalı anlatmasın. Eğer bir makam, o makamın varlık sebebine düşman olanlara veriliyorsa, burada bir yönetim tercihi değil, kurucu rejimden intikam alma hırsı vardır.

Türk milleti olarak notumuzu düşelim: Cumhuriyet, bir tasfiye rejimi değil; Türk’ün ebediyen hür yaşama iradesinin mühürlenmesidir. Bu mühre el uzatan, bu mühürle hesaplaşan her kim olursa olsun, karşısında Türk milletinin sarsılmaz vicdanını bulacaktır. Koltuklar sizin olabilir, ama bu rejim sahipsiz değildir!

Paylaş

Alakalı

Bu Sessizlik Kimin İkbali İçin Mansur Başkan?

Şu siyaset pazarında milliyetçiliği tezgah altı malı gibi kullananları, İslamcı yapılarla ittifak hayali kuranları gördükçe insanın asabı bozuluyor. Bak açık söylüyorum: BBP’ydi, MYP’ydi, Anahtar’dı… Bu milliyetçiliği kendinden menkul yapılarla kol…

Paylaş

AÇIK KAPI, KAPALI VİCDAN: Balkan Türk’ü fazlalıktı, Uygur Türk’ü tehlikeli, Irak ve Suriye Türkmen’i yük!

Türkiye’nin göç hafızasında öyle lekeler var ki bugünkü “açık kapı” politikasının yanına koyduğunda insanın kanı donuyor. Mesele sadece sığınmacı meselesi değil; mesele, bu devletin kapısının kime “Ensar” kime “fazlalık” olduğunu…

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir